Moğolistan ıle Türkiye Cumhuriyeti Arasında İşbirliğinin Yapılmasına İlişkin Ortak Bildiri Print
Written by admin   
Wednesday, 25 August 2010 03:53

Moğolistan ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanları, ikili ilişkilerinin tarih, kültür ve örf-adetlere dayalı dostluk geleneği zemininde eşitlik, karşılıklılık, toprak bütünlüğüne saygı ve içişlerine karışmama ilkeleri doğrultusunda başarıyla gelişegeldiğini teyit ederek, bundan sonra tam ortaklık seviyesine çıkarılması için işbirliği yapmak üzere mutabık kalmışlardır.

Taraflar, Moğolistan ile Türkiye Cumhuriyeti arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasından sonra Başbakan düzeyinde ilk defa gerçekleşmekte olan bu ziyaretin, ikili ilişkiler ve işbirliğinin genişletilerek geliştirilmesindeki büyük önemi vurgulamışlardır.

Taraflar, Moğol-Türk ilişkilerinin tam ortaklık seviyesine çıkarılması için öncelikle ekonomik ve ticari işbirliğinin etkinleştirilerek genişletilmesinin önemini vurgulamışlardır. Ekonomik işbirliğinin etkinleştirilmesi için yakın dönemde geliştirilmesi, Türk ileri inşaat teknolojisinin Moğolistan'da müteahhitlik alanında uygulanması, Moğolistan deri sektörü ürünlerinin dünya standartlarına çıkarılmasına yönelik işbirliği yapılması, tarım ve hayvancılık alanında somut projelerin geliştirilmesi ve uygulanması hususlarında mutabık kalmışlardır.

Taraflar, yukarıdaki alanlarda karşılıklı çıkarlara dayalı olarak kapsamlı işbirliği projelerine Türk Eximbank tarafından Moğolistan'a aşamalı olarak verilmek üzere ayrılan 20 milyon ABD Dolarlık kredinin, iki tarafın karşılıklı mutabık kalacakları şartlarda kullanılmasına hazır olduklarım bildirmişlerdir.
Taraflar, Moğol İmparatorluğu'nun kuruluşunun 800'üncü yıldönümünün kutlanması çerçevesinde Cengiz Han ve Mirasçılarına ait nadide tarihi eserlerin, Türk dönemine ait Bilge Kağan, Költigin ve Tonuyukuk anıtlarının buluntularıyla zenginleştirilerek 2006 yılında İstanbul ve Ankara'da sergilenmesi konusunda işbirliği yapmak üzere mutabık kalmışlardır.
İki taraf, Moğolistan'ın eski başkenti Karakurum şehrinden Göktürk dönemine ait Bilge Kağan ve Költigin yazıtlarının bulunduğu Orhon Vadisi'ne kadar Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin karşılıksız yardımıyla yapılacak karayolu inşaatının başlamakta olmasının, iki ülke halklarının dostane ilişkilerine işaret eden önemli bir gelişme olduğunu vurgulamıştır.

İki taraf, genişlemekte olan kültür, eğitim ve bilim alanındaki işbirliğinin bundan sonraki dönemde de etkinleştirilerek geliştirilmesine yönelik kararlıklarını ifade etmiştir. Moğol tarafı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin tahsis ettiği burslarla Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısını arttırma kararından dolayı şükranlarını sunmuş ve bundan sonraki dönemde eğitim alanındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik arzusunu ifade etmiştir.
Türk tarafı, Moğol askeri eğitim, araç, gereç ve teçhizatının yenilenmesinin sağlanmasında imkanlar ölçüsünde desteğini sürdüreceğini belirtmiş, taraflar bu konudaki temasların ilgili makamlar arasında sürdürülmesi hususunda mutabık kalmışlardır.
Taraflar, doğa, çevre ve toplumsal alanlarda ve yerel yönetimler arasında işbirliğinin geliştirilmesinin, ikili ilişkilerin tam ortaklık seviyesine çıkarılmasına katkı sağlayacağı hususunda fikirbirliğine vardıklarını vurgulamışlardır.

İki taraf, Ankara ve Ulan Bator'da karşılıklı arsa tahsisi ve Büyükelçiliklerin bina mülkiyetiyle ilgili anlaşma imzalanmasından memnuniyet duyduklarım ifade ederek, bu çerçevede önümüzdeki dönemde yürütülecek çalışmalarda karşılıklı kolaylık sağlama hususunda mutabık kalmışlardır.
Başbakanlar, iki ülke arasındaki dostane ilişkiler ve işbirliğinin Birleşmiş Milletler Teşkilatı Şartı ve uluslararası toplumca kabul gören standartlar doğrultusunda daha da geliştirilmesinin, iki ülke çıkarları ile dünya barış ve güvenliğinin pekiştirilmesindeki önemini vurgulamışlardır.
Taraflar, Birleşmiş Milletler Teşkilatı Güvenlik Konseyi Geçici Üyeliğine 2009-2010 dönemi için adaylığını koyan iki ülke olarak, birbirlerini karşılıklı destekleyecek olmalarının, uluslararası örgütler nezdinde geliştirilmekte olan ikili işbirliğinin önemli bir belirtisini teşkil ettiğini vurgulamışlardır. Bundan sonraki dönemde Avrasya ve Orta Asya bölgesinde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve diğer uluslararası kuruluşlar nezdinde etkin olarak işbirliği yapacaklarını teyit etmişlerdir.

Moğolistan ile Türkiye Cumhuriyeti her türlü terörist yöntem ve eylemi şiddetle kınayarak, terörizmi haklı gösterecek hiçbir gerekçenin bulunmadığına ilişkin tutumlarını tekrar teyit etmiştir.

Taraflar, Kıbrıs'ta uluslararası toplum tarafından desteklenen kapsamlı çözüm anlaşmasının yaşama geçirilememiş ve tarihi bir fırsatın kaçırılmış olması sebebiyle üzüntü duymaktadır. Taraflar, bu çerçevede, BM Genel Sekreteri'nin çağrılarını desteklemektedir. Taraflar, Kıbrıs Türklerinin attığı cesur adımı takdir ederek, Kıbrıs'ta iki tarafının birbirini temsil etmediğinden hareketle, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplum ile bütünleştirilmesi amacıyla izolasyonuna son vermeye yönelik gayretlerin gösterileceğine inanmaktalardır.
Türk tarafı, Moğolistan'ın demokratik toplum ve serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinde gösterdiği başarısını yüksek takdirle karşılayarak, zengin tarihi, kültürel ve devlet geleneklerine sahip olan Moğol halkının uluslararası toplumdaki yerini daha da pekiştirmesinde her türlü desteğini sürdüreceğini ifade etmiştir.
Moğol tarafı, kardeş Türk halkının insanlığın gelişme ve ilerlemesine ayak uydurarak, başarılı bir kalkınma sergilemesinden dolayı mutlu olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin Avrupa Birliği üyeliğine yönelik girişimlerindeki başarılarını yüksek takdirle karşılayıp dekteklediğini ifade etmiştir.

Taraflar, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın 19-20 Temmuz 2005 tarihlerinde Moğolistan'a yaptığı resmi ziyaretin, iki ülke halkları arasındaki dostane ilişkileri pekiştirecek üst düzeydeki temas ve görüşmelerin sıklığının muhafaza edilmesine ve arttırılmasına önemli katkı sağlamakta olduğunu vurgulamışlardır.

19 Temmuz 2005, Ulan Bator